Levent

23/1/2009

NLP MEYDAN MUHAREBELERİ

 

      Bireysel gelişim pazarının gözdesi NLP’’ye olan ilgi bir süre daha sürecek. Ancak taraftarlar ve muhaliflerin ortak tezi, iki haftada yetişen uzmanların yarattığı sakıncanın büyüklüğü.

NLP son yılların yükselen trendi. NLP ile yabancı dil öğrenin, NLP ile zayıflayın, NLP ile başarıyı yakalayın, NLP’’nin iş dünyasına katkıları vs... Liste uzayıp gidiyor. Her derde deva olduğu iddia edilen NLP, sihirli bir değnek mi, başarı iksiri mi, iddia edildiği kadar etkili mi yoksa ismi bizde saklı bankanın artık şüphelendiği gibi şarlatanlık mı? Aslında NLP’’nin ne olup ne olmadığı konusunda kafa karışıklığı sürüyor.

Bazı psikiyatrist ve psikologlar NLP’’yi bir terapi tekniği olarak kabul ederken, bazıları tamamen bilim dışı buluyor. Tıp kökenli olmayan ’’NLP uzmanları’’ ise bu işi bir modelleme olarak nitelendiriyor. Kısaca, NLP konusunda farklı yaklaşımlar, değerlendirmeler söz konusu.

    Her ne kadar Batı’’nın gündeminden düşmüş olsa bile NLP, Türkiye’’de hala canlılığını koruyor. Bu canlılık talebin yüksek olmasından çok, NLP konusu ile ilgili tüm tarafların uzlaşmaz bir çatışma yaşıyor olması. Öyle ki bu çatışma, ’’NLP gerçekten de işe yarıyor mu’’ sorusunun ötesine geçmiş, şarlatanlık mı değil mi noktasına ulaşmış durumda. Bu tartışma oldukça geniş bir alana yayılıyor: NLP uzmanları, psikiyatristler, psikologlar, terapistler, yönetim danışmanları, İK uzmanları, bireysel gelişim uzmanları ve hatta kariyer danışmanları...

Sözkonusu bankanın yaşadığı tecrübeden ve ortalıktaki belirsizliklerin yarattığı tartışmalardan yola çıkarak NLP taraftarları ve anti NLP lobisine danıştık. Oldukça tartışmalı olan bu konunun tozu dumanı arasında, "NLP gerçekten nedir?" sorusuna yanıt aradık. Aşağıda bu konudaki tartışmaları ve görüşleri okuyacaksınız; bizim vardığımız sonuç şu: Talep devam ettiği sürece NLP’’ye olan ilgi de sürecek.

Bu işi akademik platforma taşıma çalışmaları belki de ’’iki haftada yetişen NLP uzmanları’’nı ortadan kaldıracak. Yani en azından yeni bir trend çıkıp ortalığı yeniden kasıp kavurana dek. Hal böyle olunca, NLP’’ye biraz daha yakından bakmak, güçlü ve zayıf yönleri, riskleri konusunda donanım sahibi olmak gerekiyor.

Kazazede bankamızın haline düşmemek ve sahte uzmanların elinde oyuncak olmamak için işte NLP etrafından dönen tartışmanın ayrıntıları. Açılımı "Neuro Linguistic Programming" olan NLP, insanları anlamak ve etkilemek için oluşturulan psikolojik yetiler olarak özetleniyor. İlk olarak 1970’’li yılların başında psikolojiye ilgi duyan matematikçi Richard Bandler ve dilbilimci John Grinder’’in "Herhangi bir uzmanlık becerisine sahip bir kişi ile aynı beceriye sahip olmasına rağmen konusunda daha üstün olan birisi arasındaki farkın nedeni nedir?" sorusu ile temeli atılan NLP, uzun yıllar ABD’’de konuşulup tartışıldıktan sonra Avrupa’’ya ardından da çevre ülkelere sıçramış.

Taraflar uzlaşamıyor!

ABD’’nin ardından diğer kıtalara yayılan ve oldukça popüler olan NLP konusunda iki ayrı kamp bulunuyor: NLP taraftarları ve anti NLP’’ciler. Her iki kampında çok sayıda argümanı ve taraftarı bulunuyor. Anti NLP’’ciler de kendi arasında ikiye ayrılıyor. Bir bölümü NLP’’nin hiçbir bilimsel yönü bulunmadığını, farklı terapi tekniklerini bir araya getirdiğini söylüyor; bir diğer taraf ise NLP’’nin aslında bir terapi olduğunu, terapistler tarafından uygulanması gerektiğini belirtiyor.

Bu grup, "NLP, psikoloji dünyası tarafından desteklenmediği için iş dünyasına pazarlandığı" düşüncesinde. Psikiyatrist Alp Karaosmanoğlu, NLP’’de var olan tekniklerin farklı davranış okulları tarafından 1950-60’’lı yıllarda kullanıldığını söylüyor. Karaosmanoğlu, "NLP varolan tekniklerin birleştirilmesidir. Farklı öğretilerin tekniklerini kullanıyorlar, ancak bu öğretiler sürekli yenileniyor; o nedenle NLP’’nin temelini sağlam görmüyorum" diyor.

NLP’’nin ’’modern din’’ haline dönüştüğünü de belirten Karaosmanoğlu, "NLP’’ciler bu işin özünü bilmedikleri için mutluluk veren bir yol bulduklarını sanarak kendilerine başvuranları mürit haline getiriyorlar. Psikiyatri dünyasında etik kurallar çerçevesinde bu işle ilgilenen çok az, bazı isimler var ancak psikiyatri ve psikolog camiası NLP’’ye sıcak bakmıyor" diyor. NLP taraftarları ise bu sistemin içinde terapi yöntemleri ve psikolojik yaklaşımlar barındırmasına karşın, asla tek başına terapi olmadığı düşüncesinde. Sistemi ’’modelleme’’ olarak değerlendiren bu grup, terapi gerektiren kısmın mutlaka tıp kökenliler tarafından icra edilmesi fikrinde buluşuyor.

Batı ilgisini yitirdi

Bir başka grup var ki, deyim yerindeyse, dünya umurlarında değil. NLP ile hayalleri gerçekleştirme, üniversite sınavını kazanma, türban sorununu çözme gibi iddiaları var. Uzun yıllardır bu iş ile uğraşan ve bu işe bilimsel bir kimlik kazandırma çabasında olan NLP’’cilerin en büyük düşmanı işte bu kesim. Gün geçtikçe prestijini yitiren ve deyim yerindeyse ’’ayağa düşen’’ NLP, aynı süreci ABD’’de de yaşamış. Türkiye’’nin en eski NLP uzmanlarından olan Tamer Dövücü ise "ABD’’de de bir haftalık kursa katılanlar NLP uzmanı oldu ve NLP prestij kaybetti" diyor.

23/1/2009

ÇAĞIN HASTALIĞI N.L.P(Neden Lafla Peynir gemisi yürümesin)

Tempo dergisinde bir haber:

"NLP ile 2.5 ayda ileri seviyede İngilizce!"

"NLP eğitmeni Tamer Dövücü, 2,5 yıl önce başladığı NLP yöntemiyle İngilizce öğrenme modeli çalışmalarında, Bir yıl içinde 200 kişi, 2.5 ayda ileri seviyede (upper-intermediate) ingilizce öğrendi."


Çok sayıda "kestirme yol meraklısı" insan da bu haberle ilgilendi. Biz ciddiye almadık ama Kigem üyeleri de defalarca bize sordu. Sonunda açıklama yapmak zorunda kaldık.

Böyle bir sonuç vaadi eğitimci davranışı değil ticari bir reklam faaliyetidir. kigem.coma değil rekabet üst kuruluna sorulmalıdır!

KİGEMİN GÖRÜŞÜ ŞUDUR: Sonuç taahhütlü hiçbir seminer etik değildir. Seminerlerin sonuçları kişilere göre değişir. Çünkü kişilerin seminere gelmeden önce bilgi düzeyleri ve öğrenme hızları farklı farklıdır. Herkeste aynı sürede aynı sonucu vaad eden hiçbir seminere inanmayın. Hele katılımcısının sorumluluğunu kendi üzerine alan hiçbir seminere güvenmeyin.
2.5 AYDA İLERİ DÜZEYDE İNGİLİZCE ÖĞRENİLEMEZ. HATTA KATILIMCILAR ÖĞRENDİĞİNİ SANABİLİR AMA GERÇEKTE ÖĞRENEMEZ. İNGİLİZCE BİLEN HERKES BUNU BİLİR. DOLAYISIYLA AÇIKLAMA YAPMAYA DA GEREK YOK.


"NLP ile ilgilizce MÜCİZESİ"nde neler yapıldığı haberde şöyle anlatıyor:

"Kursa katılanlara 1000 kelimelik bir liste verilip, anlamını bildikleri kelimeleri işaretlemeleri isteniyor. Kursiyerler çoğunlukla 300-400 kelimeyi işaretliyor. Daha sonra Türkçe-İngilizce kelimeler bir arada verilerek yeniden işaretlenmesi isteniyor. Bilinen kelime sayısı 300'den 700'e çıkıyor. Bu yöntemle, kursa gelenler tahminlerinden daha fazla kelime bildiklerini görüyor. Bu yöntem kişinin kendine olan güvenini arttırmada işe yarıyor."

KISACASI "NLP İLE 2.5 AYDA İNGİLİZCE" VAADİ BÖYLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR. "İNGİLİZCE ZATEN SİZİN İÇİNİZDE!" DENİYOR!!!

Programın maliyeti, KDV dahil 3 milyar 186 YTL.

Tamer Dövücü NLP ile ilgili detaylı araştırmalar yapmış bir kişiydi. Bulduğu sistemi bu kadar "abartılı" bir şekilde sunması gerekmezdi. Fakat söylenecek bir şey yok. NLPcilerin ciddi bir sunum problemi var. NLPciler normal insanlar gibi düşünme becerilerini kaybetmiş durumdalar. Tüm NLP'ciler böyle abartmayı, "üç günde mucize" vaad etmeyi seviyorlar.

Galiba onlar da suçlu değil, "tembel ama hırslı" kişilerin duymak istediğini söylüyorlar. Bu tür söylemlere rağbet edenler de bu abartının şuç ortağı.
                                                                                                                     Kigem'den alıntı

30/12/2008

BOYUT

Kan gibi boşalıyordu şarap
Damarları patlatırcasına
Gökten yağarcasına
İçimde temiz hiçbir sey kalmamıştı
Her yer kırmızı
Dumanlar
Dumanlar kaplıyordu her yeri
Bir sis perdesiydi geçmiş
Ruhlarımız birleşiyordu
Bedenim sensiz
Bilmem
Kaçıncı yüzyılda yaşanmıs aşklar arıyordum
Kitabeler dolusu pişmanlıklar yazıyordum
Geçmişimi sürüklüyordum geleceğime
Seni sarıyordum sigaramın içine
Ruhlarımız birleşiyordu
Bu sigara dumanında
Ancak o zaman görebiliyordum seni
Gözlerim olmadan
Ve
Dokunabiliyordum tenine ellerim olmadan
Boyut değiştiriyordum ölmeden
Kan gibi boşalıyordu şarap
Damarları patlatırcasına
Gökten yağarcasına
İçimde temiz hiçbir sey kalmamıştı
Her yer kırmızı
Seni bir sevda masalında arıyor
Yaralı yüreğimde rastlıyordum
Hayaller kırılıyordu beynimde
Sevgimi sürüklüyordum peşimde
Paçavraya dönen duygular içinde
Seni sarıyordum sigaramın içine
Ruhlarımız birleşiyordu
Bu sigara dumanında
Ancak o zaman görebiliyordum seni
Gözlerim olmadan
Ve
Dokunabiliyordum tenine ellerim olmadan
Boyut degiştiriyordum ölmeden
Dumanlar
Dumanlar kaplıyordu her yeri
Bir sis perdesiydi geçmiş
Ruhlarımız birleşiyordu
Bedenim sensiz
                Aşk Kadını

23/10/2008

Bir Şiir Eskide Kalan

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.

Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa.
Demiş ki suya: Gel sevdalım ol, hayatıma anlam veren mucizem ol..
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş;
Yüreğim sana armağan..
Sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca kopmamacasına..
Zamanla su buhar olmaya,
Ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı..
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su..
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları..
Aramış suyu diyarlar boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını.
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan, su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su, Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş..

21/10/2008

KİMSE BİLMEZ

Ağlarım
İçime akar gözyaşlarım
Kimse bilmez
Yastıkları yumruklarım
Duvarlara çatarım
Kapılarla konuşurum
Ben severim
Söyleyemem
İçime atarım
Kimse bilmez
Sevdiğim bile…
Şiirler yazarım aşkımı anlatan
Okutmam
Mektuplar yazarım sayfalarca
Göndermem
Her gece ölürüm
Her sabah yeni bir hayata doğarım
Kimse bilmez
Gün ne getirir ben de bilmem
Yaşarım içime sindirerek
Veririm
Tanrı’dan aldığım ne varsa hayata
Her geçen gün hırpalar
Seneler yıpratır beni
Ağlarım
İçime akar göz yaşlarım
Kimse bilmez

günay ibicioğlu

AŞK TUTUYOR"
« Önceki ::